UÇURTMA AVCISI - KİTAP İNCELEMESİ VE TAVSİYESİ


Sermayesi insan olan meslek gruplarına mensup arkadaşlara tavsiyem, üniversite hayatları boyunca iş hayatına atılmadan evvel olabildiğince insan hikayesi biriktirmeleri olacaktır. Bunu oturup yeni insanlar tanıyarak da yapabilirsiniz, yeni kitaplar okuyarak da... Ben bugün sizlere daha önce okuduğum ve çok beğendiğim bir eseri tavsiye etmek istiyorum. 
İlk yayınlandığı günden itibaren en çok satanlar listesinde yer alan Uçurtma Avcısı, BM İyi Niyet Elçisi Khaled Hosseini'nin Afganistan'a başlayarak Amerika'ya kadar uzanan bir dostluk ve insanlık öyküsünü anlattığı çarpıcı bir eserdir. Eserde biri efendi diğeri hizmetkâr olan iki arkadaşın hikâyesini anlatılmaktadır. Kitabın başlarında efendi olan Emir’den nefret edebilirsiniz ve masum, yetenekli, cesaretli aynı zamanda efendisine sadık olan Hasan’a da üzülebilirsiniz. Sonrasında ne hissedeceğinize isterseniz siz okuduktan sonra karar verin. 
Eserde çocuk hakları, toplumsal hayatta kültür çatışmaları, çocukların kirlenmiş dünyaya karşı aslında ne kadar da masum olduğu, göç olgusunun aileler ve bireyler üzerindeki etkisi gibi birçok alanda ders çıkarılacak olaylar anlatılıyor.  
Kitaptan çıkardığım derslerden bir soru sormak istiyorum; Bir arkadaşlık, bu kadar samimi, sıcak ve masum olabilir mi?  
Evet, Khaled Hosseini, bize bu sözünü ettiğimiz arkadaşlığı mümkün kılıyor. Öyle ki ilerleyen olay örgüsünde keşke bu kadar etkileyici olmasaydı bile diyorsunuz. Yazar, bana göre bir başyapıt ortaya çıkarmış. Kitabın daha ilk sayfasından itibaren, olayları ve kişileri çok güzel organize etmiş. Hatta olayları öylesine güzel ve basit şekilde anlatmış ki bazen burnuma, sayfalardan kağıt kokusu yerine Afganistan sokaklarındaki toprak kokusunun geldiği oluyordu.  
Söylediğim gibi, kitabın dili gayet yalın ve anlaşılır. Bu nedenle kitabı okuyacak olan arkadaşlar edebi bir dil beklentisi içerisine girmemelidir. Tekrar bahsetmem gerekirse, yazar kullandığı sade dili ile çok belirgin bir atmosfer oluşturmuş. Kimi zaman bir tankın içerisinde nefes alamadığınızı kimi zaman da çocuklarının karnını doyurabilmek için tek bacağı olmayan bir Afgan’ın diğer bacağı için sizinle pazarlık ettiği yanılgısına düşebiliyorsunuz.  
Aslına bakarsanız bu kitap genel anlamda sessizliği anlatıyor diyebilirim. Emir’in Hasan’a yapılanlar karşısındaki sessizliği, Hasan’ın kendisine yapılanlar karşısındaki sessizliği, Afganistan’dan Amerika’ya kaçan arabanın içerisindekilerin Rus Askerlere karşı sessizliği, yetimhanede çocuklara yapılanlar karşısında müdürün sessizliği, stadyumda kadına yapılanları izleyen seyircilerin sessizliği ve bizlerin sessizliği... Kitabı okurken ki sessizliğimiz… 
Emir ve Hasan arasındaki diyaloglar, arkadaşlığa ve dostluğa yeni bir bakış açısı getirmektedir. Kitaptaki bazı diyalogları aklınıza kazımanızı da tavsiye ederim. Emir, “Benim için gerçekten yerdeki pisliği bile yer misin?” diye soruyor ve “Tabii ki yerim Emir Ağa ama asıl sen benden böyle bir şey yapmamı ister misin?” cevabını alıyor. Bir dostluğu böylesine basit ve etkileyici okumak insanı duygusallaştırıyor gerçekten. 

Uçurtma Avcısı’nın genel olarak hikayesi ve çıkardığım dersler böyle. Bir sonraki kitap incelemesi ve tavsiyesinde görüşmek dileğiyle. Sağlıcakla kalın.  
                                                                                        Mustafa KEKİLLİ
                                                                                        SOSYAL HİZMET UZMANI

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

NE ARA BÖYLE KÖTÜ OLDUK?

SINAV ÖNCESİ SON PAZAR